DESENLERİN SIRRI

DESENLERİN SIRRI Bir zamanlar, Anadoluda, ince uzun kemerlerin, mavi çinilerin ve yüksek minarelerin olduğu bir şehirde Numan adında meraklı bir çocuk yaşarmış. Babası, cami süslemelerinde çalışan meşhur bir sanatçıymış. Numan her gün babasını izler, onun cetvel ve pergel ile saatlerce…

DURMA

DURMA Gördün mü arkamda duranları Yedim, içtim Hesabı ödedim.Kalmadı kimsenin hakkı. Kırıldı tırnaklarım,Bazen dizlerim kanadı.Ya da bazen değil,Yaralarım yaşımdan fazlaydı. Yoktu yorulmaya zamanım,Yoktu fırtınalarımda sığınacak bir liman.Issız adalardı Ben, yeni vatanım sandım. Durmadım, duramadım.Yoruldum, umursamadım.Yeni duvarlar ördüm,Hepsi boyumdan büyük.Yeni kaleler…

GİDEN

GİDEN Sokaklar tanıdık fakat Sen eksiksin Zamanın elleri  değmiş yüzüne şehrin Adımlarım Sokaklarda yitik notalı bir ezgi Solis yok ve  sol yanımda değilsin Ben gidince sen vardın ardımda Dönüp aynı bakışları görecektim Uzaklaştıkça büyüdü gözümde hayalin Gittikçe yaklaştım sana, Senden…

SEN DE UNUT

SEN DE UNUT Esip geçince fırtına kalmaz hiç bir iz. Süpürür sahilleri, Silinir isminiz. Deniz de unutur, Balık da. Akşam güneşine bakıp sessiz sesiz, İç çeken sevgili, Uzaktan bakan, Eriyip giden, Şimdi… Unutup gider. Fırtına durulduğunda Yeni rüzgarlar eser Yağmurlar…

KUŞÇULARLAR KÖYÜNÜN KİRAZLARI

Bir zamanlar, uzaklarda küçük bir köyde, Ayşe ve Mehmet adında iki kardeş yaşıyordu. Bu iki kardeş doğayı çok seviyor, özellikle de ormanda dolaşmayı ve kuşları izlemeyi severdi. Orman onlar için bir macera dünyasıydı; her ağaç, her yaprak ve her ses…