Yatağın kadife karanlığında, tenimiz tarihle dans ediyordu. Onun parmakları sırtımda gezinirken, her dokunuşta beş yüz yıllık bir hanedanın ağırlığını, her nefesinde taş konakların sessizliğini hissediyordum. “Benimsin” diye fısıldadı dudakları kulak mememe değerek. Yanıldığını bilmiyordu henüz. Ben asla sahip olunacak bir toprak parçası değildim. Ben, bir imparatorluğu fethedecek bir isyandım.
AĞANIN GELİNİNİN: Günah Defteri...
İstanbul’un puslu kütüphanelerinden, Mardin’in sonsuz taşlı tepelerine uzanan bir yolculuk bu. Aylin, modern dünyasının tüm rahatlığını, kütüphanede gözlerinin derinliğine kapıldığı adam için geride bıraktığında, sadece bir aşk hikayesine değil, beş asırlık bir çınarın gölgesinde verilen bir savaşa adım atıyor.
📱 Tüm bölümleri okumak ve okudukça da para kazanmak için uygulamayı indir!
Uygulamayı İndir