İstanbul'un en gözde semtlerinden birinde, başarılı ve yakışıklı bir mimar olan Nihat, herkesin gıpta ettiği bir hayat yaşamaktadır. Boğaz manzaralı villası, lüks arabaları ve saygın iş çevresiyle adeta bir rüya hayatının sahibidir. Ancak bu mükemmel görünümün ardında, karanlık bir sır saklanmaktadır. Nihat, kendi çarpık güzellik anlayışına uygun bulduğu genç kadınları kaçırmakta ve onları kendine aşık etmeye çalışmaktadır. Onun için bu bir fetih değil, bir "sanat"tır. Kaçırdığı her kadın, onun aşk sınavında başarısız olursa, villanın arka bahçesinde toprağa verilir. Ve Nihat, her kurbanının üzerine farklı bir gül fidanı diker. Bahçedeki her bir gül, aslında bir kadının mezarıdır.
Son kurbanı ise, hayat dolu ve özgür ruhlu bir fotoğraf sanatçısı olan Eylül'dür. Nihat, Eylül'ü diğerlerinden çok farklı bulur; onun ateşli bakışları, kırılgan ama asi duruşu, içindeki manyakça tutkuyu körükler. Ancak Eylül, Nihat'in oyununa gelmeye niyetli değildir. Zeki ve gözlemci olan genç kadın, kaçırıldığı bu lüks hapishanede, Nihat'in geçmişine dair ipuçları bulmaya başlar. Bahçedeki güllerin sayısı, odadaki kadın eşyaları ve Nihat'in davranışlarındaki tutarsızlıklar, Eylül'e bu evin bir kabus olduğunu fısıldar.
Eylül, hayatta kalmak için Nihat'in oyununu kendi lehine çevirerek ona karşı tehlikeli bir oyun oynamaya başlar. Ona karşı duygular geliştiriyormuş gibi yapar, zayıf noktalarını keşfeder ve onu yok etmek için bir plan kurar. Bu sırada Nihat'in sağ kolu ve en güvendiği adamı olan Kaan, olan bitenden şüphelenmeye başlar. Kaan'ın kendi karanlık sırları ve Eylül'e karşı beslediği beklenmedik hisler, işleri daha da karmaşık bir hale getirir. Üçlü arasında kan, tutku ve ihanet üzerine kurulu amansız bir mücadele başlar.
Nihat, Eylül'e gerçekten aşık olduğunu fark ettiğinde ise işler bambaşka bir boyuta taşınır. Çünkü ilk kez bir kurbanına karşı gerçek duygular beslemektedir ve bu onu hem zayıf hem de öngörülemez yapar. Bahçedeki güller, sadece geçmişin kurbanlarını değil, aynı zamanda herkesin karanlık yüzünü ve hesaplaşmalarını simgeleyen bir sahneye dönüşür. Hikaye, kimsenin masum olmadığı, herkesin bir kusuru sakladığı ve aşkın en karanlık halinin bile insanı dönüştürebileceği bir gerilim dramasıdır. En büyük şaşkınlık ise bahçenin asıl sahibinin kim olduğu ve Nihat'in geçmişteki ilk aşkının sırrı ortaya çıktığında yaşanacaktır.
📱 Tüm bölümleri okumak ve okudukça da para kazanmak için uygulamayı indir!
Uygulamayı İndir