Aegis adlı surlarla çevrili şehirde, her vatandaşa itaat, üretkenlik ve duygusal kontrolü ölçen bir çip yerleştirilmiştir. Gizli bir isyankar yanı olan genç bir arşivci olan Ivy, şehrin mükemmel düzeninin silinmiş anılar ve sessiz infazlar üzerine kurulu olduğunu keşfeder. Kayıp annesi de dahil olmak üzere silinmek üzere işaretlenmiş kişilerin listesini yanlışlıkla ortaya çıkardığında, şehrin en çok aranan kadını haline gelir.
Adrian, konseyin en genç infazcısıdır; düzenin merhamet olduğuna inanarak büyümüş bir adamdır. Görevi, listeyi çalan arşivciyi bulup susturmaktır. Ancak sonunda Ivy'yi köşeye sıkıştırdığında, onun sert dürüstlüğü ve kendi silinmiş geçmişinin anısı, çipin kontrol edemediği bir şeyi uyandırır. Onu öldürmek yerine, serbest bırakır ve bu tek seçim ikisini de hain yapar.
Konsey tarafından avlanan ve güvendikleri kişiler tarafından ihanete uğrayan Ivy ve Adrian, yavaş yavaş kırılmaz bir bağa dönüşen kırılgan bir ittifak kurarlar. Müttefikler topladıkça, şehrin kuruluşuna dair gerçeği ortaya çıkarırlar: Aegis, unutmayı reddedenlerin bedenleri üzerine inşa edilmiştir. Ivy'nin annesi onlardan biriydi. Konsey lideri olan Adrian'ın babası ise her şeyi emretmişti.
Şehir acımasız bir tasfiyenin eşiğindeyken, Ivy kendisini yetiştiren sistemi yok etmek mi yoksa içeriden reform yapmak mı gerektiğine karar vermelidir. Adrian ise onu şekillendiren babası ile onu özgürleştiren kadın arasında seçim yapmak zorundadır. Birlikte, Aegis'i kurtaracak ya da yerle bir edecek bir devrimi ateşlerler ve aşkları en tehlikeli silah haline gelir.