Genç ve nefes kesici güzellikteki Elena, sahte bir kimlik ve geçmişinden kaçma ihtiyacıyla Ardant Grubu'nun görkemli cam genel merkezine adım atar. İlk gününde, buz gibi soğuk bir üne sahip gizemli milyarder CEO Adrian Ardant ile karşılaşır. Aşağılayıcı bir karşılaşma olarak başlayan olay, ikisinin de kontrol edemediği bir düzene dönüşür. Bedenini ve sessizliğini talep eden bir sözleşmeyle bağlı olan Elena, Adrian'ın kendisine olan saplantısının hem tehlikeli hem de tüketici olduğunu keşfeder.
Adrian, ihanetle paramparça olmuş kalbinin etrafına yıllarca duvarlar örmüştür. Elena'nın meydan okuması ve gizli acısı, onda ilkel bir şeyi, onu sahiplenme ve koruma ihtiyacını uyandırır; bu ihtiyaç, asla geçmeyeceğine yemin ettiği tüm sınırları bulanıklaştırır. Ancak bu düzenleme, yalnızca şirket kuralları tarafından değil, her ikisinin de sakladığı sırlar tarafından da yasaklanmıştır. Elena, iddia ettiği kişi değildir ve Adrian'ın imparatorluğu, ikisini de yok edebilecek bir yalan üzerine kurulmuştur.
Bedenleri her sınırı yakıp kavuran bir tutkuya teslim olurken, kalpleri hiç beklemedikleri bir savaşın içine sürüklenir. Adrian'ın kurnaz nişanlısı Selin, Elena'nın gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya hazır bir şekilde gölgelerden izler. Adrian'ın güvenilir arkadaşı Marcus ise kendi yasak arzularını besler. Her dokunuş, her fısıltılı itiraf onları şehvet, ihanet ve kurtuluşun derinliklerine çeker.
Aşkın en tehlikeli sözleşme olduğu bir dünyada, Elena ve Adrian, yasak aşklarının kaçınılmaz olarak getireceği yıkıma değip değmeyeceğine karar vermek zorundalar. Bazı alevler söndürülmek içindir. Bazıları ise her şeyi yakıp kül etmek içindir.