Alevia, İmparator Varek'in sarayında hizmetçi olarak büyümüş genç bir kadındır. Gerçek kimliğini bilmeden yaşadığı bu dünyada, her gece rüyalarında kanatlı yaratıkların ve yanan bir tahtın görüntüleriyle uyanmaktadır. Bir gün sarayın gizli kütüphanesinde, kanıtlanamayan bir güce sahip olduğunu keşfeder — ellerinden alevler fışkırabilmektedir. Bu keşif, onu İmparatorluğun en karanlık sırlarının içine çeker.
Aynı sarayın duvarları arasında, İmparator'un veliahtı ve gizli bir ejderha kanı taşıyan Prens Kael yaşamaktadır. Kael, babasının hükümdarlığının altında ezilen, tahta çıkmak için değil adaleti sağlamak için savaşan bir prenstir. Alevia ile karşılaştığında, onun içindeki gizli gücü hemen hisseder ve ikisi arasında hem tehlikeli hem de tutkulu bir bağ oluşur.
İmparator Varek, oğlunun tahta geçmesini engellemek için karanlık büyüler kullanmaktadır. Alevia'nın gerçek kimliği ortaya çıktığında — o, ejderha kanı taşıyan son kraliçenin gizli kızıdır — İmparatorluk tahtı için bir savaş başlar. Alevia, kendi gücünü keşfetmek, geçmişini öğrenmek ve hem kalbini hem de tahtı korumak zorundadır. Kael ile aralarındaki aşk, savaşın ortasında bir umut ışığı olurken, her ikisi de kaderlerinin pençesinde savaşır.